Post
Modern Pontusculuk olarak tanımlanan bu organize hareketlerinin bir yönünün,
geçmişte yaşananlardan dolayı Türkiye’yi dünya kamuoyu önünde soykırım iddiaları
ile suçlu duruma düşürüp, tazminat ödemeye mahkûm ettirmek olduğu bilinmektedir.
Kitapta,
geçmişe bakıldığında bölgede yaşayan Rumların kökenlerinin Türk olduğu belirtilmektedir.
Rize’nin Hemşin bölgesinde yapılan bir araştırmada aslen Akkoyun’lu Türkmenlerini oluşturan kola mensup olmasına rağmen Ermeni kökenli olduğu ileri sürülerek bölücülük yaratılmaktadır.
Birinci
ve ikinci Dünya Savaşı’nda yaşadığı tarihsel süreç sebebiyle, bölge insanının
uyum, problemlerle birlikte yaşama ve kendi çözümünü üretmek gibi kabiliyetleri
son derece gelişmiştir. Dini ve Milli hassasiyetleri de buna paralel olarak
yüksek olan halkın Pontuscu faaliyetler için gelen Patriğin şehre sokmama
nedeni budur. Son yıllarda Trabzon aleyhine kampanya açılmasının gerçek nedeni
de budur. (sayfa 232)
Pontus projesinin
sahibi, doğu Karadeniz bölgesinde yaşamış Ortodoks-Hristiyanlar olmadığı gibi
bu insanların, köklerini antik Yunan medeniyetine bağlayan Yunan ulusu ile
yakından uzaktan bir alakaları yoktur. (sayfa 17)
Anadolu
Pontus Devletinin kurulup yayıldığı bölgelerdeki halkın bir bölümünün aynı
bölgede yerleşip beylik kuran bir Türk kavmi olduğu, Kimmerler ve onların devamı
olarak İskitlerin kalıntıları olduğunu söyleyebiliriz. (sayfa 228)
Bölge
halkı başta Çepniler olmak üzere değişik Oğuz boyları ve Kuman Türklerinden
oluşuyor. Yunanistan’a göçmüş Rumlardan bazı aileler bile Türk boyu isimlerini
aile ismi olarak taşıyor. Bölgede Rumca denilen eski yer isimlerinin çoğunun
Yunanca ile alakası yok. Bir çoğu Türk boy ya da soy isimlerinden Yunanca
eklerle türetilerek Yunanca gibi gösterilmeye çalışılıyor. Türk yerleşimine
dair tarihi bilgiler zaten var. Bunlar yok farz ediliyor. Hepsinin ortak amacı
direnç noktalarını kırıp, Türkiye’yi küresel emperyalizme açmak. (sayfa 235)
Rusya ve İngiltere
başta olmak üzere emperyalist ülkeler tarafından desteklenen Pontus Projesi
1923 cumhuriyetin kurulması ile birlikte Post Modern Pontusculuk olarak devam
etmiştir.
Osmanlı’nın
son zamanlarında 1918 li yıllarda Amerika’nın Türkiye’de 675 Amerikan okulu
vardı. Amerika’nın Türkiye’ye sızması 19. yüzyılda başlamıştır. Pontuscu
örgütlenme 1904 yılından itibaren Merzifon’daki Amerikan Kolejinde başlamış ve
çevreye yayılmıştı. (sayfa 85)
Bölgede
bulunan Ortodoks-Hristiyan olan halka Ruslar dini kimlikle yaklaşırken batılı
emperyalist güçler Yunanlı kimliği ile yaklaşıyordu.
Post Modern Pontusculuk canlandırmak maksadıyla; İngiliz kraliyet
ailesinin sağladığı fonlarla araştırma enstitüleri kurulmuş ve Anadolu’dan gelen
göçmenlerle görüşmeler yapılıp onların geldikleri yerlerde yaşadıkları savaş
hatıraları derlenmiş getirebildikleri folklorik etnografik ve dini materyallerin
yanı sıra belge, fotoğraf gibi dokümanla derlenip tasvip edilmiştir. Anadolu’da
Rumların acı çektiği ve bizim tarafımızdan da mağdur edildiği izlenimi vererek
Türk kamuoyunda merhamet ve acıma hissi uyandırma ve sadece Türk tarafını suçlu
gösterme amacı taşıyan kitaplar basılmıştır.
Amaç; göç edenlerin sıkıntılarını unutturmak, onları konsolide ederek
bir arada tutmak ve Türkiye Cumhuriyeti’ne soykırım iddiası yönelterek tazminat
ödemeye mahkûm ettirmektir.
Halk arasında yanlış bilgilendirme yapan kitaplar yayınlamışlardır.
örneğin Trabzon’un bazı köylerinde Rumca konuşabilen insanlara Müslüman Yunanlar
olarak adlandırmışlardır. sayfa 163

