22 Temmuz 2020 Çarşamba

Türkiye'nin Siyasi İntiharı Yeni Osmanlı Tuzağı, Yazar: Cengiz ÖZAKINCI


    Emperyalist güçlerin, 1850’lerden itibaren önce Osmanlı’yı devamında ise Atatürk’ün ölümünden sonra Türkiye’yi nasıl şekillendirdiğini tane tane anlatan ve akla gelen tüm sorulara kaynaklarla cevap veren mükemmel bir kitap.

    Müslüman Türklere sevimli gelen “Yeniden Osmanlı” diyerek bölgesel bağımsız küçük federe devletler kurmak ve onu Yeniden Osmanlı adı altında birleştirmek amaçlanıyor. Ancak üfleyince yıkılacak türden dağılmaya uygun bir yapı oluşacağı için her an dağılmaya müsait bir ortam oluşturuluyor.
Sonuçta yeniden Osmanlı hayaliyle yola çıkıp elinizde etnik ve mezhepsel cemaat devletleri şekline bölünmüş bir Türkiye kalıyor.
    Ortadoğu İslam Devleti, Halifelikle desteklenmeli diyorlar. Clinton açıklamasında Hilafet kurulmalı diyor. CIA’nin görevlileri Paul HENZE, Graham Fuller açıklamalarında açıkça belirtiyor. Sorarım size ABD derin devleti neden hilafet ister. İslam’a sürekli darbe vuranlar İslam’ı çok mu düşünüyor. Bir kandırmacanın içine sokup sonucunda Türkiye’yi bölgesel federe devletçiklere bölmek olduğu kaynaklarıyla açıklamış yazar.
    Kitap, Fransız İhtilalinden sonra, Osmanlı’nın bilim ve teknolojiye ayak uyduramadığından önce İngiliz-Fransız, sonra Almanya, sonra tekrar İngiliz ve 1945’ten sonra da günümüze kadar Amerikan’ın güdümünde olduğunu anlatıyor.
    Osmanlı’nın yukarıdaki ülkeler ile ilişkilerini, Hristiyan tarikatlarına üye edilen Osmanlı padişahlarını, Evangelistler ve dinler arası diyaloğu, Siyonistlerin iç yüzünü ve Yeni Osmanlıcılığın ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmış. Dinler arası diyalog ile tek Allah’a inanışla tek dünya dini, sonrasında tek dünya devleti kurup oluşacak güçsüz ülkeleri bu şekilde kontrol altına alma hedefleniyor.
    Yakın tarihimizde ise İnönü ile başlayan ilişkiler, Menderes, Özal, Erdoğan’la günümüze kadar gelmiş. Ülkemizi esir alan, milletimizi aç kalmayacak kadar besleyen ama fazlasını vermeyen bir sistemin içinde bulmuşuz kendimizi.
    2. Mahmut’un kaldırdığı Mehteri bile, Amerika’nın Ortadoğu İslam Devleti, Osmanlı projesine uygun olarak Kore savaşına girdikten sonra yeniden kurmuşuz.
    Kitabın içindeki önemli konuları paylaşarak, Osmanlıcılık oynayanların peşinden giden birilerini, bunun bir çöküş hikayesi olduğuna ikna edebilir miyiz bilemiyorum…


Kitaptan Bazı Bölümler:
----Amerika komünizme karşı dine dayalı bölgesel federasyonları destekliyordu. Avrupa Federasyonu Hristiyanlık; Ortadoğu Federasyonu Müslümanlık, Asya Federasyonu Konfüçyüsçülük üzerinde yapılandırılacak ve Sovyetler yıkıldıktan sonra bu bölgesel federasyonlar tek dünya federasyonu içinde eritilecekti.
----Fetullah Gülen’in misyonunu o zamanlar Said’i Nursi yapıyor. Said’i Nursi Alman egemenliği desteklerken Amerika’nın gücü devralmasıyla Amerikan hedefine hizmet etmiş.
----Şimdilere dillerden düşürülmeyen, zamanında Atatürk’ün ateşli savunucusu Necip Fazıl Kısakürek’in dönüş yaparak emperyalist güçleri nasıl destekliyor, hatta Menderes Rusya’ya yanaşınca Amerika’nın güdümünden ayrılmaması için uyarıyordu.
----1876 ve 1909 darbelerin arkasında İngiltere vardı. Almanya ise Türkiye’de ilk defa bir darbeye karışıyor ve destekliyordu Babıali Baskını ile.
----Osmanlı Padişahı Abdülaziz de tıpkı Menderes gibi yazgısını batıya bağlamış; tıpkı Menderes gibi batının her istediğini yapmış, tıpkı Menderes gibi batıdan istediği borcu alamayınca yüzünü batının düşman saydığı Rusya’ya dönmüş, bu dönüş tıpkı Menderes gibi Abdülaziz’in tahtan indirilip öldürülmesiyle sonuçlanmıştı.
----1945’te Türkiye’nin toprak bütünlüğünü Rusya’ya karşı korumak üzere İngiltere ve Amerika ile ittifak yapan İnönü de tıpkı 90 yıl önce Abdülmecid’in yaptığı gibi yabancılara borçlu olmayı ve yabancılara toprak satmayı kabul etmiştir.
----12 eylül darbesinde içeride olan Erbakan “yahu bu darbe bizi içeri attı ama, bizim partinin programını uyguluyor, bu nasıl iş” söylemi aslında herkesin aynı amaca gittiğinin kanıtı oluyordu.
----Sağcısıyla, solcusuyla bütün ülke dine sarılırken 1946’da resmi okullarda din eğitimi verilmesi aynen Amerika’nın buyurduğu gibi komünizme karşı korunma önlemi olarak CHP’nin gündemine alındı. Din bilgisi dersleri, din seminerleri, seçmeli din dersleri, türbelerin yeniden ziyarete açılması, hacca gideceklere döviz bilinenin aksine solcu CHP tarafından uygulamaya konuldu.
   

    Sağda, solda dolaşan Kafkaslardan, Orta Asya’ya ve Kuzey Afrika topraklarını da kapsayan büyük Türkiye haritalarının neye hizmet ettiğini, kimler tarafından üretilip, yayınlandığı, insanlarımızın buna olan tepkilerini ölçüp yavaş yavaş alıştırmak olduğu, bunun yeni Osmanlıcılık ve hilafet ile olan ilişkisini su üzerine çıkarmış.


12 Temmuz 2020 Pazar

Kitap: Atatürk ve İslam, Yazar: Ali Rıza Özdemir


     Kitap; Atatürk’ün İslam konusundaki düşünce ve anlayışını kapsayıcı olarak ele alıyor. İslam ve Türklük adına takındığı politik tavrı da irdeliyor.
     Atatürk’ün dine değil; dini istismar eden ve bundan menfaat sağlayanlara nasıl nefes aldırmadığını anlatıyor.
     Kur’an’ı Türkçeye çevirttiği için bile suçlanan Atatürk, bunda asıl amacı milletine dinini anlayarak yaşamasını sağlamaktı. Ancak bu şekilde din tüccarlarının önüne geçebilirdi.
     Atatürk başlıca iki zümreye zarar verdi. Birincisi Türklüğü ve İslamiyet’i ülkeden silip atmak isteyen emperyalistlere, diğeri de dini ticaret ve siyasete alet edip menfaat sağlayanlara. (sayfa 10)


     Topluma mal olmuş kişiler; dini inancından ziyade topluma katkıları ile değerlendirilmelidir.
     Basit bir dille ve kolay okunacak şekilde yazılmış.
     Taraftarı olunan bir takımın yöneticisinin veya golcüsünün; yabancı olması, dindar olmaması taraftarı ilgilendirmiyor, attığı gollerle övünüp alkışlanıp bağra basılıyor ama ülkemizi kuran kişinin din anlayışının, kendilerine uymadığına hele hele iftira ile dinsiz olduğuna inanıp düşman kesilenlere ne demeli.
     Yıllarca Atatürk’e her konuda iftira atan CIA'in demokrat çocukları 15 Temmuz’da Allah diyerek milleti bombaladı.
    Günümüzde de Atatürk’e iftira atanların hedefi 15 Temmuz’u yapanlarla aynıdır.
    Görmeyenlerin, görmesi temennisiyle…

3 Temmuz 2020 Cuma

Kitap: Elveda Güzel Vatanım, Yazar: Ahmet Ümit


  • İttihat ve Terakki Cemiyetinin fedaisi Şehsuvar Sami’nin; Cemiyetin etkin olduğu, Osmanlı’nın yıkılışı ve Cumhuriyetin Kuruluşundaki dönemin olaylarını anlatan tarihi bir roman.
  • 1908 Meşrutiyetin ilanı, Abdülhamit’in tahttan indirilişi, Balkanların kaybı, 1. Dünya Savaşı, Triumvira Dönemi (1913 itibariyle Talat Enver ve Cemal Paşa’nın başı çekmesiyle oluşan üçlü Yönetim), Prens Sabahattin’i, Selanik’in terkedilişi gibi olayları kendi bakış açısıyla, Sevgilisi Ester’e yazdığı mektuplardan oluşmuş roman tarzında bir kitap.



  • İttihat ve Terakki’nin 2.Abdülhamiti tahttan indirip yönetimi devraldıktan sonra, planları olmadığı, kadroları olmadığı için ülkeyi felakete sürüklediğini anlatmış.
  • İstiklal Mücadelesi ve Cumhuriyetin kuruluşu döneminden fazla bahsetmemiş.
  • Yazar; Atatürk’ün, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, Cumhuriyet Kurulduktan sonra tekrar darbe yaparak başa geçebileceği endişesi taşıdığını belirtmiş. İttihat ve Terakki kadrosunun, Atatürk’e suikast girişimi ile kendini bitirdiğini ve cemiyetin etkili üyelerinin idam edildiğini yazmış.
  • Son Sözü: “Devletin derinlikleri, toprağın derinliklerinden daha karanlıktır.” olmuş.
  • Farklı bir bakış açısıyla yazılmış 527 sayfalık akıcı bir kitap.