11 Kasım 2021 Perşembe

Atatürk Düşmanlarının Yalanlarına Bir Örnek

15 Mayıs 1919 Üçler Misakı:

      “Üçler Misakı” diye anılan yemin; Atatürk, Fevzi Paşa ve Cevat Paşa tarafından 15 Mayıs 1919’da ülkenin işgaline karşı yapılan Mücadele yeminidir. Üçler Misakı Yemini; Atatürk’ün sonradan açıkladığı sözlerde belirtilir.

      Konu: Çarpıtılan hatırat üzerinden, Üçler Misakından Atatürk’ün adının nasıl çıkarıldığını anlatan belgelere dayalı bir söyleşi. Özetle:

       1946 yılında Fevzi Paşa hayattayken hatıratı yayınlanır. Bu hatıratta da yukarıda bahsedilen isimleri belirterek Üçler Misakından bahseder.

      Fevzi Paşanın ölümünden sonra yeğeni Adnan Çakmak vasıtasıyla, Fevzi Paşa hatıratı bir yazı dizisiyle Atatürkçü bilinen Hürriyet gazetesinde 1975 yılında yayınlanır. İlginçtir Üçler Misakından Atatürk’ün adı çıkartılmış yerine Şevket Turgut Paşa yazılmıştır. (Bunu Genelkurmay yazıyla yalanlar ancak fazla rağbet görmez.)

      Sonra tarihçi Zekeriya Türkmen tarafından, 1946 yılındaki hatırat çarpıtılarak ve bu yazı dizisi de kaynak gösterilerek Atatürk’ün adı çıkartılmış olarak 1995 yılında doktora tezi ve 2001 ve 2010 yılında kitap yazılır.

      2016 yılında ise; Atatürk düşmanı Derin Tarih adlı yayın, ilk orijinal kaynağındakinin aksine sonradan çarpıtılmış yayınları kaynak belge diye sunar ve Üçler Misakında Atatürk’ün adı yok edilmiş olarak yayınlar. “Bakın, Atatürk Milli Mücadeleyi başlatmadı. Zaten Atatürk sonradan İngilizler tarafından görevlendirildi.” diyerek de propaganda yapar.

      2019 yılında Murat Bardakçı çıkardığı kitapta ve

      Şu an Milli Savunma Üniversitesi Rektörü olan Erhan Afyoncu 2020 yılında Yeni Şafak’ta çarpıtılmış yayın, tez ve kitapları kaynak göstererek Üçler Misakından Atatürk’ün adı çıkartılmış olarak bahseder.

       Atatürk; bu kadar düşmanının arasında günümüzde hala ilk günkü gibi büyük bir lider anılıyorsa gerçekten büyük işler yaptığını kanıtıdır bu.

       Aşağıdaki videoyu ve varsa imkânınız Cengiz Özakıncı’nın tüm yayınlarını dinlemeniz temennisiyle…

 https://www.youtube.com/watch?v=gPW6Qix0Lec

 

10 Kasım 2021 Çarşamba

Atatürk'e Atılan İftiralar

            Tarihçilikte, olayların kritiği yapılırken öncelikle birinci elden kaynakları, bir başka ifadeyle ana kaynaktan incelemek gerekir. Hatıratlar, yani anılar ise birinci el kaynak olarak kabul edilmemekle birlikte, belli bir olayın detaylarını öğrenebilmek açısından tarih biliminin yararlanacağı kaynaktır.  (Ümit Doğan’ın “Hesaplaşma” kitabından)

Gerçek tarih, alternatif tarih gibi yayınlarla yıllarca Türk Milletinin aklını çelmeye çalışanların ortak özelliği ya hatıratlara dayanması ya da belgenin bir kısmını yayınlayarak olayı çarpıtarak Atatürk’e saldırmalarıdır.

Bir saldırı da Atatürk’ün bu vatan için mücadelesini İngilizlerin kontrolünde yaptığı dedikodusunu yaymalarıdır. Tabii ki kaynak yine bir hatırat olmuştur. Halbuki Genelkurmay ATASE Bşk.lığı belgeleri yani resmî belgeler bunu yalanlamaktadır.

İngilizler; Atatürk’e Samsun’a çıktığı günden itibaren onlarca suikast tertiplemiş ve bu Genelkurmay ATASE Bşk.lığının resmi belgelerinde ortaya konmuştur.

 



Eğer Atatürk İngilizlerle anlaşıp bu mücadeleyi yaptıysa belgelerle ortaya konan suikastları neden planladılar.

Tarihi; tarihçilerden öğrenmek temennisiyle, Tarihçi Ümit Doğan’ın “Atatürk’ü Öldürme Planları” adlı kitabından bir alıntı aşağıdadır. Ve kitapta tüm belgeler mevcuttur.

Bennett,(İngiliz Yüzbaşı) ölümünden iki yıl önce 1972 yılında kendisiyle yapılan bir röportajda, "Mustafa Kemal İngiliz taraftarı idi." diyerek Milli Mücadeleyi başlatması için Samsun’a gitmek üzere Mustafa Kemali kendisinin vize verdiği yönünde açıklamalar yaptı.

Bu açıklama, Atatürk'e çamur atmakla görevli bazı yazarların elini güçlendirdi. Osmanlı'nın yıkılması, halifeliğin kaldırılması, Lozan Antlaşması'nın kabulü gibi meselelerin ardında İngilizlerin olduğunu ve İngilizlerin bunları yaparken Mustafa Kemal'i kullandığını öne süren yazarlar, Bennett’in bu açıklamalarını iddialarının ispatı olarak servis etmeye başladılar.

Bennett'in Mustafa Kemal Paşa’ya suikast girişimlerine dair belgelerin bu kitapla birlikte ortaya çıkması, bu saçma iddiayı tamamen çürütmüş bulunmaktadır.