Milattan önce 300’lü yıllarda kurulun Pontus Krallığının Yunanlılarla
hiçbir ilgisi yoktur. Milattan Sonra 1200’lü yıllarda kurulan Trabzon Rum
İmparatorluğunun da Yunanistan’la ilgisi yoktur. Hatta bu imparatorluğu kurduranlar
Gürcülerdir. Trabzon İmparatorluğunun ilk askerleri içinde Kıpçak, Kuman
Türkleri çoğunluktadır. Ve o bölgenin Türkleşmesine katkı sağlamışlardır.
Rum adı altında o bölgelerde yaşayan etnik nüfusun çoğu ya yerli eski
topluluklar ya da sonradan o bölgeye gelen İslamiyet öncesi Rumlaştırılmış
Hristiyan Türkler idi.
1821 yılında Fener Patriğinin de yar aldığı Mora ayaklanması sonrasında
uzun süren Bizans egemenliği döneminde Fener Patriği Rumları Yunanlılaştırmaya
çalışmış ve o bölgeye Yunanistan’dan topluluklar getirilmiştir. Bunun sonucunda
Balkanlar ve Anadolu’daki Rumlar kendini Yunan saymaya başlamışlardır.
Rum kelimesini; doğudan yaklaşan Türkler, Anadolu toprakları için kullanmışlardır.
Eğer böyle olmasaydı, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin de Yunanlı olduğunu
söylemek gerekecekti.
Pontus Devletini yeniden kurma girişimleri Osmanlının son döneminde
başlamıştı. Ancak Atatürk’ün başlattığı mücadele başarılım olunca bu planları
da yatmıştır. 15 Şubat 1921’de Trabzon ve yöresi Rum cemaati adına Kofidi ve
Peruderumus imzasıyla Atatürk’e gönderilen beş maddelik dilekçe ile
bağlılıklarını bildirmişlerdir.
Lozan antlaşmasından sonra da mübadele ile azınlık olarak bulunan
Rumlar Yunanistan’a gönderilmiştir.
Prof.Dr.Zeki Arslantürk ve Prof.Dr.Mustafa Usta “ 1923 Nüfus
Mübadelesinde ölçü din alınmıştır. Maalesef göç ettirilen nüfusun yüzde 20’si Hristiyanlaşan
Türklerden olabileceğini, kalanlar arasında ise Müslüman olan veya korktuklarından
Müslüman olduğunu beyan edenlerinde olabileceğini yani gizli Hristiyanların da olabileceğini”
söylemektedirler.
(Haşim Albayrak, “Tarih Boyunca
Doğu Karadeniz’de Etnik Yapılanmalar ve Pontus” adlı kitaptan alıntıdır.)
